Sevilay Yılman Habertürk’ten ayrıldı… Sevilay Yılman’ın istifası arkasındaki her şey

Peki Sevilay Yılman’ı Habertürk’te iken hangi haberlere konu oldu, neden sık sık manşetlere oturdu? Ahmet Hakan Yılman’a neden ‘gazeteci değilsin’ dedi. Sezgin Baran Korkmaz’ın iddialarına Yılman ne yanıt verdi… Ciner’in hükümet ile arası neden bozuldu, sizler için derledik…

Gazeteci Sevilay Yılman, son yazsını ‘Hoşçakalın’ başlıklı ile vererek Habertürk’ten ayrıldığını duyurdu. Yılman yazısında ayrılığa götüren nedenleri de sıralayarak Ciner Medya Grubu’nun sosyal medya kullanımı konusundaki yasaklarına dikkat çekti.

Yılman, “Ben epeyce bir direndim bu kurallara uyum sağlayabilmek için ama son süreçte maalesef başarılı olamadım, olamıyorum da… Çünkü hiperaktif bir ruh halim var ve Türkiye’nin yaşadığı en zor, en kritik, en önemli seçim sürecinde de bu hiperaktif ruh halimi kontrol edemiyorum.” dedi.

SEVİLAY YILMAN’I AYRILIĞA GÖTÜREN ASIL NEDEN

Yılman yazısının ilerleyen bölümünde ise “Bu süreçte tarafı olduğum Millet İttifakı’na açık destek verirken Habertürk’ün kurumsal kimliğinin sorumluluğunu üzerimde taşımak istemiyorum.” sözlerini kullandı.

Yılman, “O nedenle bir tercih yapmam gerekiyordu. Ya sosyal medya yönergesi kurallarına uyup, sosyal medyayı ona göre kullanacaktım. Ya da bağımsız olup dilediğim gibi… Ben ikincisini tercih ettim çünkü bu süreçte tarafı olduğum Millet İttifakı’na açık destek verirken Habertürk’ün kurumsal kimliğinin sorumluluğunu üzerimde taşımak istemiyorum.’ dedi.

CİNER GRUBU İLE İKTİDAR ARASINDAKİ KAVGAYI ODATV DUYURMUŞTU

2022 yılı sonunda Habertürk’ü bünyesinde bulunduran Ciner Grubu’nun arası kuruma bağlı Park Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, Konya Ilgın tesislerinde elektrik üretimi lisansı iptal edilmesi ile bozulmuştu.

KAP’ın yaptığı açıklamada ise “Dava açma hakkımız bulunmakta.” denilmişti.

Lisans iptalinin ardından ise Ciner Grubu ile iktidar arasında oluşan görüşme trafiğini yine Odatv okuyucularına duyurmuştu. Kap açıklamasının ertesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ’ı kabul etmişti.

Görüşmede Şentop, Tekdağ’a Meclis Başkanlığı’nca hazırlanan “Milli İradeye ve Demokrasiye İlk Darbe: 27 Mayıs 1960” ile “Demokrasiye Kara Bir Leke 12 Eylül 1980 Darbesi” kitaplarını armağan etti.

HABERTÜRK MHP’NİN DE HEDEFİNDEYDİ

Diğer yandan Ciner Grubu’na ait Habertürk Cumhur İttifakı ortaklarından MHP tarafından hedef alınmıştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Twitter hesabından yaptığı bir dizi paylaşımla Habertürk’ü hedef alarak, “Habertürk’ün Türk milletinin siyasetteki sesi olan MHP’ye düşmanca yayınlarını sevk ve idare etmek, Turgay Ciner’in yanına kâr kalmayacaktır. Elbet bir gün kendisiyle hesaplaşılacaktır” demişti.

Semih Yalçın yaptığı bir diğer paylaşımda ise Turgay Ciner’le ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

“Habertürk’ün partimiz aleyhindeki yayınlarının arkasında bu kara kanalın sahibi olan Turgay Ciner’in MHP’ye husumeti yatmaktadır.

Uyarılarımızın kulağına küpe olmadığını gördüğümüz Turgay Ciner, geçmişteki siyasi tartışmalar üzerinden Habertürk çalışanlarını MHP’ye ve Cumhur İttifakına maksatlı olarak saldırtmaktadır. Habertürk’ün Türk milletinin siyasetteki sesi olan MHP’ye düşmanca yayınlarını sevk ve idare etmek, Turgay Ciner’in yanına kâr kalmayacaktır. Elbet bir gün kendisiyle hesaplaşılacaktır.”

SEVİLAY YILMAN- SEZGİN BARAN KORKMAZ İLİŞKİSİ GÜNDEME OTURMUŞTU

Nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giyen Sezgin Baran Korkmaz’in ifşa ettiği gazeteciler listesi içinde adı geçen Sevilay Yılman’ın kendisini savunduğu açıklamaları günlerce konuşulmuştu. Sezgin Baran Korkmaz’dan para aldığı iddia edilen Sevilay Yılmaz birçok tweet atmış hatta canlı yayına çıkarak açıklamalar yapmak zorunda kalmıştı.

SEZGİN BARAN KORKMAZ İLE NASIL TANIŞTIĞINI ANLAŞMIŞTI

Gazeteci Sevilay Yılman, SBK Holding ile ilgili hakkında çıkan iddialara TVNET yayında yanıt vermişti. SBK Holding’in patronu Sezgin Baran Korkmaz’la nasıl tanıştığını anlatan Sevilay Yılman, Göktürk’teki evi onun yardımıyla aldığı iddiasının doğru olmadığını söylemişti.

AHMET HAKAN, SEVİLAY YILMAN’A ‘GAZETECİ DEĞİLSİN’ DEMİŞTİ

Ahmet Hakan’ın kendisine “gazeteci değil” demesine sinirlenen Sevilay Yılman, “Zira gazeteciliğin nasıl yapıldığını ben ona ta Sabah Gazetesi’nde iken askerden muaf olduğu çürük raporu hikayesini belgeleri ile yazarak göstermiştim” diyerek tepki gösterdi.
Eski dosyaları açan Yılman, Hakan’a yanıt vererek “Ahlaksız demişsin bana yayınında… Aynen iade ediyorum! Ahlaksız da utanmaz da sensin!” dedi.
Tüm bunlar sosyal medyada gerçekleşti.

Sevilay Yılman’ın Hoşçakalın… başlıklı yazısının tamamı şöyle:

Epeydir düşünüyordum aslında.

Ama hep öteledim…

Ancak son zamanlarda baktım ki…

Artık ötelenecek bir şey kalmadı ve benim bir süreden beridir düşündüğüm adımı atmam gerekiyor.

Ve hayırlısıyla bugün itibarı ile atıyorum o adımı.

Meslekte yeni bir başlangıç için yola çıkıyorum değerli okurlarım.

Birçok meslektaşım gibi, “Bağımsız Gazeteci” olarak yoluma devam etmek istiyorum.

Yani bu yazı, Habertürk’ten size seslendiğim son yazım.

Elbette buluşacağız başka mecralarda.

Kendi adıma kuracağım Youtube kanalında mesela…

Ya da Twitter başta olmak üzere tüm sosyal medya hesaplarımda…

Mutlaka birlikte olacağız yeniden.

Ama Habertürk ile “kurumsal” bağımı kopartıyorum.

Kurumsal diyorum çünkü kurulduğu 2002 yılında televizyonculuğa ilk adım attığım Habertürk ile manevi bağım asla kopmaz.

Daha önce de ayrılıklarım oldu.

Hem de uzun yıllar ama bilen bilir ki; Habertürk’ün kalbimdeki yeri benim için hep çok özel ve bambaşkadır.

Fiziken ayrıydık ama kalben daima beraberdir gibiydik.

Hülasa…

Habertürk benim çok kıymetlimdir.

Ve herkes bilmeli ki; bundan sonra da hep öyle olacak.

O nedenle rica ediyorum hepinizden…

Bugünden sonra ayrılışımla ilgili ne yazılırsa yazılsın, ne denilirse denilsin zinhar inanmayın.

Çünkü bu karar tamamen bana ait.

Elbette kolay olmadı.

Çok güç oldu hatta ve size şu satırları yazarken bile hala gelgitler yaşıyorum.

Çok duygulu anlar benim için…

Çünkü tüm meslektaşlarım bilir ki, bir yazarın yıllarca birlikte olduğu okurlarına, yıllar boyu çalıştığı kuruma veda ederken yazdığı yazı, en zor yazıdır.

Yani çok zorlanarak yazıyorum bu satırları ve tüm samimiyetimle söylüyorum; bu karardan geri adım atmam için epeyce de bir direniş gösterildi.

Başta Ciner Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanımız, Ağabeyim, çok kıymet verdiğim büyüğüm Kenan Tekdağ olmak üzere birçok arkadaşım vazgeçmem konusunda çok uğraş verdiler ama ikna edemediler.

Çünkü ne oldu bana bilmiyorum ama son zamanlarda Habertürk’ün kurumsal ilkelerine uyum sağlamakta zorluk çekiyorum.

Bilirsiniz… Her kurum, kuruluşun, şirketin kendine has belli kaideleri, kuralları ve belli bir disiplin vardır.

Ciner Medya Grubu’nun da sosyal medya kullanımı konusunda çalışanlarından uymasını istediği kurallar var.

Ben epeyce bir direndim bu kurallara uyum sağlayabilmek için ama son süreçte maalesef başarılı olamadım, olamıyorum da…

Çünkü hiperaktif bir ruh halim var ve Türkiye’nin yaşadığı en zor, en kritik, en önemli seçim sürecinde de bu hiperaktif ruh halimi kontrol edemiyorum.

Özellikle aktif olduğum Twitter’da kurumun ilke ve kurallarına aykırı paylaşımlar yaparak sürekli ihlalde bulunuyorum.

Bu ihlal durumum en sonunda İnsan Kaynakları tarafından dikkat çekti ve uyarıldım.

Tüm kurum çalışanlarının riayet ettiği kurallar ve kaideler bir kez daha hatırlatıldı tarafıma.

Hiç kızmıyorum ve de hiç alınganlık göstermiyorum zira yerden göğe kadar haklılar.

Çünkü grubun tüm çalışanlarına tebliğ ettiği bir, “Sosyal Medya Yönergesi” var ve ben uymayınca diğer arkadaşların da uymama hakkı doğuyor.

Ve böyle olunca da mesele yönetilemez hale geliyor.

O nedenle bir tercih yapmam gerekiyordu.

Ya sosyal medya yönergesi kurallarına uyup, sosyal medyayı ona göre kullanacaktım.

Ya da bağımsız olup dilediğim gibi…

Ben ikincisini tercih ettim çünkü bu süreçte tarafı olduğum Millet İttifakı’na açık destek verirken Habertürk’ün kurumsal kimliğinin sorumluluğunu üzerimde taşımak istemiyorum.

Ruhen de kendimi daha iyi hissedeceğim için yeni bir yola “rastgele” diyorum değerli okurlarım.

Bana verilen bu köşede her zaman hakkaniyetli, belli bir kesimin değil, halkın gözü, kulağı, sesi, tercümanı olmaya hep gayret ettim.

Bundan sonra da hep aynı olacak.

Sosyal medya hesaplarımda, özellikle de kendime ait Youtube hesabımda çok aktif bir biçimde serbest gazetecilik yapacağım ve ilgiyle takip edeceğinize de emin olduğum, özellikle medya, yargı, ticaret ve siyaset denkleminin ombudsmanı olacağım.

Lütfen bundan emin olun.

Son olarak…

Bana bu köşede yazmama olanak sağlayarak sizlerle buluşmamı sağlayan başta Ciner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Turgay Ciner’e, Medya Grup Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ’a ve kurum çatısı altında birlikte çalıştığım tüm mesai arkadaşlarıma ve siz çok kıymetli okurlarıma sonsuz teşekkür ediyorum.

Eğer yazdığım süre içerisinde bir sürç-i lisan ettiysem, bilmeden istemeden de olsa herhangi birine haksızlık yapmışsam, kalbini kırmışsam affola…

Hoşçakalın…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*